Yavuz, elindeki termal kameraya baktı. Cihaz hiçbir şey göstermiyordu; sadece zifiri karanlık bir toprak tabakası. Ama Arda'nın "Verimlilik V" (Efficiency V) büyülü kazmasıyla açtığı o gizli tünelden aşağı indiklerinde, fizik kurallarının bittiği yer başlıyordu.
Modern Bir "Anvil" (Örs) Operasyonu
Yeraltı şehri projesi, Arda için sadece bir sığınak değil, modern dünyanın yozlaşmış sistemlerinden kaçan "parlak zihinler" için bir kurtarılmış bölgeydi. Adını "Anvil-1" (Örs-1) koydular.
Arda, yerin 200 metre altında devasa bir boşluk açtı. Normalde bu derinlikte tavanın çökmesi gerekirdi ama Arda, her 16 metrede bir "Bedrock" (Katman Kayası) sütunları yerleştirerek jeolojik bir mucize yarattı.
Aydınlatma: Meşaleler çok ilkel kaçardı. Arda, deniz diplerinden topladığı "Sea Lantern" (Deniz Feneri) bloklarını modern cam panellerin arkasına gizledi. Şehir, sanki gün ışığı alıyormuş gibi yumuşak, turkuaz bir ışıkla doldu.
Yavuz, eski istihbarat ağını kullanarak sistemin dışına itilmiş, dürüst ama engellenmiş bilim insanlarını takibe aldı.
Dr. Selen: Temiz enerji üzerine çalışırken büyük petrol şirketleri tarafından fonları kesilen bir fizikçi.
Mühendis Kerem: Depreme dayanıklı yapılar tasarladığı için inşaat mafyasıyla başı derde giren bir dahi.
Yavuz bu insanları tek tek buldu. Onlara tek bir soru sordu: "Sana tüm imkanların sunulduğu, bütçe sorununun olmadığı ve kimsenin seni durduramadığı bir dünya vaat etsem gelir misin?"
Anvil-1'e giren her bilim insanı önce şaşkınlıktan bayılacak gibi oluyordu. Çünkü laboratuvarlarında "Redstone" tozlarının fiber optik kablolardan daha hızlı veri ilettiğini, "Hopper" (Huni) sistemlerinin atıkları saniyeler içinde saf ham maddeye dönüştürdüğünü gördüler.
Yavuz'un Günlüğü: "Burada para geçmiyor. Arda, 'Zümrüt' (Emerald) sistemini getirdi. Ama bu zümrütleri sadece topluma fayda sağlayanlar kazanıyor. İnsanlar ilk kez hırs için değil, yaratmak için çalışıyor. Ama bir sorunumuz var: Hakan Bey'in uyduları yerin altındaki bu devasa enerji imzasını fark etmeye başladı."
Yukarıdakiler ve Aşağıdakiler
Şehir büyüdükçe, Arda'nın "Yama" (Patch) operasyonları da hız kazandı. Anvil-1'deki mühendisler, Arda'nın envanterinden çıkardığı tuhaf materyalleri kullanarak "imkansız" cihazlar üretmeye başladılar.
Ancak yukarıda, Hakan Bey ve ekibi İstanbul'un altındaki sismik dalgalanmaların doğal olmadığını anladı. Yavuz'un sahte raporları artık yetmiyordu. Üstelik dedektif Yavuz'un aniden ortadan kaybolması (aslında Anvil-1'in güvenlik şefi olması), şüpheleri zirveye taşımıştı.
Bölümün sonunda, Anvil-1'in ana girişindeki "Bariyer Blokları"nın önünde bir titreşim hissedilir. Arda ve Yavuz ana kumanda merkezindeki ekranlara bakarlar. Modern dünyanın en gelişmiş "delici matkabı", Arda'nın yerleştirdiği bir Obsidyen bloğuna çarpmış, kıvılcımlar saçmaktadır.
Yavuz silahını doldurur: "Görünüşe göre misafirlerimiz kapıyı çalmadan girmeye çalışıyor Arda. Onlara 'Katman Kayası'nın ne kadar sert olduğunu öğretelim mi?"
