Cherreads

Chapter 58 - Bölüm 58

Yer : Kutsal Tapınak, Arthur'un Özel Eğitim Odası

Etraf tamamen beyaz renkte metallik yerden oluşma gibiydi yani tavan, zemin ve duvarlar resmen parçalanamaz mesajı veriyor. Bu odada birkaç eşya vardı mesela birkaç tane hantel çeşidi vardı, birisinde iki tarafında da bir ton yazıyordu, bir diğeri 5 ton, 10 ton, 20 ton, 40 ton ve böyle devam ediyordu nereye kadar dersekte 350 tonda son buluyor bu hanteller vardı hepsi yepyeni duruyordu. Diğerlerine gelirsekte koşu bandı, kocaman bir taş, bacak çalışmak için makineler ve diğer spor aletleri var. Burası tamamen spor salonu ama özel yapım olduğu için sadece Arthur ve izin sahibi kişiler girebiliyor. Garip yanı şu ki... Şu anda nefes alıp verme sesleri geliyordu bir de her bir saniye hafif metal çarpma sesi geliyordu sanki birisi antrenman yapıyor gibi sesler... Ah, evet... Jack buraya girme izni olduğu için antrenman yapıyordur ya da artık tamamen eğitime başlamıştır. Jack'in olduğu tarafa bakarsak kendisi şınav yapıyor ancak bacakları tepeye bakacak şekilde, kollarıda bütün yükü kaldırma durumuna düşüyor ama Jack'in bacaklarını birleştirip yani boşluk bırakmayacak şekilde yapmış çünkü hemen ayağının üstünde ağırlıklar var eğer ne kadar ağırlık dersek 10 ton ağırlıkla yüklüydü resmen canavarımsı bir güçle bu şınavları çekiyordu her şınav çektiğinde yüzünden terler yere dolu dolu düşüyordu ve kolları resmen titriyordu resmen durması için yalvarıyordu ama Jack'in hiç vazgeçeceği yoktu resmen yarın savaş varmışta hemen hazırlanma çabası gibiydi neyse peki neden enerjisini kullanmıyor? Çünkü enerji kullanırsa 100 kilogram gibi hissettirir ya da daha az yani anlayacağımız şey enerji sadece teknik kullanmak için değil süper destek aygıtı gibi mesela kamyonu kaldıramıyorsan enerji kullanarak onu kaldırabilirsin. O değilde Jack her şınav çektiğinde şu sayılarla devam etti. "743... 744... 745... 746..."Resmen bu sayıya kadar gelmeyi başarmıştı ve onun arkasında duran iki kişi vardı birisi uzun bir kadın diğeri ise cüce bir erkek en sade şekilde söylersek Jack'in öğretmenleri Nora Redgrave ve Bob Sonofbob, bu ikisi Arthur'un özellikle öğretmen olarak seçtiği yani Jack'i en iyi eğitimi verebileceğine emin olduğu için görevlendirdi. Nora, enerji daha iyi kullanabilmesi ve fiziksel gücü artırmak onun eğitim tarafında Bob ise dövüş ve refleks geliştirme konusunda görevli çünkü dövüş esnasında beklenmedik herşey olabilir o yüzden kafasına göre dövüşüpte hiç düşünülemiyen dövüş şekli var. Jack bu iki eğitmen sayesinde daha az zorluk çekecek gibi bir de Jack neredeyse 800. şınavına varmak üzere ve Nora bunu fark eder etmez Jack'in ağırlıklarının üstüne çıktı resmen son kısımı en zor bölüme dönüştürüyor. Jack daha fazla zorlanmaya başlıyor, kolları artık tutmayacak kadar duruma geldi, bacakları daha fazla bu ağırlıkları taşımaya devam ederse ezilmeye başlayacak ve Jack'in yüzünden daha fazla ter dökülmeye başlıyordu, Jack'in kolları şınav çekiyor gibiydi ama kolları şınav çekmek için değil tamamen güçsüz duruma düşmeye başladığı için yere doğru çökmeye başladı yani Jack'in gözleri neredeyse kapanacak gibi yani bayılacak duruma gelmiş durumda, Jack tamamen nefes nefese, kalbinin çarpma sesleri duyulmaktaydı resmen seri şekilde davul çalıyormuş gibi sesleridi işte o kadar sınırındaydı tamda Jack yere düşmek üzereyken Nora şunu dedi :

Nora (Ciddiyetle) : EĞER! BAYILIP DÜŞERSEN! ASLA AMA ASLA GÜÇLENEMEYECEKSİN YANİ HEP ZAYIF KALACAKSIN! CİDDEN İSTEDİĞİN BU MU VELET!?

Jack, tamamen bayılmak üzereyken dişlerini neredeyse kıracak kadar sıkmaya başlar, gözleri tamamen kapanmaya hazırken hafif kanlanmış şekilde bir kartal gibi gözleri açtı ve bağırmaya başlar resmen bayılmak üzereyken direk iradesi sayesinde geri güç kazanmıç gibi oldu ve daha fazla bağırmaya başladı

Jack : HAAAAAAAA!!! HAAAA!?

Jack kolları üste resmen zorla çıkıyordu yani kollarında damarı o kadar belirginleşti ki resmen dokunsan kan akışını hisserdersin. Jack var gücüyle üste doğru kaldırmaya devam etti, Nora ise ağırlığın üstündeyken daha fazla güç uygulamaya başladı ancak Jack'i durdurmaya yetmiyordu ve sonunda Jack 800. Şınavını çekmeyi başarmıştı, Nora direk ağırlıkların üstünden kalktı ve arkasından resmen kara bir zincir çıkarak bütün ağırlıkları aldı ve yere koydu fakat Jack resmen o şekilde kalmıştı çünkü sınırını fazla aştı ve öylece sıkıştı ancak Bob, Jack'in sırt kısmına geçti biraz yükseğe zıpladı yani Jack'in kalça kısmına kadar ve oraya bir tekme geçirdi sonra Bob yere indi, Jack ise o darbeden sonra yere çakıldı ve çakıldığı gibi bayıldı. Bob, fıçının olduğu yani Nora'nın yanına doğru gitti, yere oturdu, fıçıyı kaldırdı ve fıçıdan içki içmeye başladı resmen içtiğinin sesleri geliyordu, Bob fıçıyı yere koydu sonra karnına iki yavaş yumruk geçirdi ve yanakları şişti sonra Bob baya gürültülü bir sesle geğirdi resmen eğitim odasında yankılandı ve Nora kafasını sallar resmen şunu der gibi "Klasik Bob" Bob geğirdikten sonra ağızını sildi ve Nora'ya şunu dedi :

Bob : Bu dememi beklemezsin ama... Baya ileri gittin sanki...

Nora resmen şaşkın bir yüzle Bob'a bakar yani Nora sola bakıpta dosdoğru aşağıya bakıyor işte Bob cüce olduğu için komik durum bu bir de Nora şaşkın yüzle şunu der :

Nora : Birşey diyeyim mi? Bunu en son duyacağım kişilerden birisin.

Bob hafif alınmış şekilde

Bob : Pislik Cadı... Ama çocuk son şınavları 10 tonla bitirecekken 42 tonla bitirdi yani daha yeni doğmuş bir bebeğe yürümeye başla demek gibi birşey.

Nora ciddiyetle ileriye bakmaya başlar ve hafif sırıtarak şunu der :

Nora : Yani benden daha iyi fark etmiş olman lazım yani bu çocuğun bedeni baya özel.

Bob birazcık fıçısından tekrar yudum alır ve yere koyarak şunu der :

Bob : O tür fiziksel gelişme seviyem olsa şu anda 10 kraldan biri olurdum sanırım bir de o ölümsüz cadı yüzünden bir sürü darbe aldı ve ağır yaralandı üstüne de Liberty bedeni ele geçirdi ve ölümsüz cadıyı halletmiş...

Nora, Bob ne demek istediğini direk kavrar. Nora hafif esme hareketleri yapar şunu der :

Nora : Aaah... Çocuk o savaştan sonra fiziksel gücü büyük artış yaşadı yani resmen bedeni yeni ve daha sağlam bir duvar kurmuş gibi

Bob fıçısında biraz daha içerken, cebinden titreşimler gelir, Bob tek koluyla fıçıyu kaldırarak içmeye devam eder ve cebinden telefon çıkartır ve şifreye girer sonra gelen mesaja bakar... okur... Ve... Sırıtmaya başalar içerken ve telefonu Nora'ya gösterir tabii fıçının altından gösteriyordu çünkü sağ elinde fıçı vardı o yüzden çok aşağıda gösteriyordu ve Bob fıçıyı yere koyarak şunu der :

Bob : Arthur, bir şehri yok etmiş üstüne üstlük binlerce kişi Arthur'un tek saldırısıyla hayatını kaybetmiş

Nora resmen esnemeyi direk keser şaşkınlıkla telefonu Bob'un elinden çalar ve okumaya başlar o sırada Bob anlatmaya devam eder

Bob : Biz burada öğle saatlerinde öğretmenlik yaparken Arthur dün gece saatlerinde şeytan avına çıkmış özellikle üç büyük tehdit vardı...

Bob bir kez daha fıçısından hafif yudum alır ve devam eder

Bob : Ve bu tehditler her birisini avlamak için en az iki kral birisini saldırmalı ve bu tehditleri lideri ise ayrı seviye ama...

Nora, telefonda ayrıtılara bakarken otomatik cevap verir :

Nora : Arthur'dan bahsediyoruz. Hepsi kırk kat güçlü olsa Arthur'a birşey yapamazlar...

Nora ve Bob bunun baya büyük tehdit olduğunun farkında ama bu tehditler Arthur'un yanında gram bile etmezler. Yani kralların güç miktarını insan boyuttunu kadar olarak görürsek, Arthur insan değil, Güneş kadar yani o kadar güç farkı var. Eğer Arthur kadar güçlü bir manyak birisi ortaya çıkarsa üstüne üstlük bu ikisi savaşsa büyük ihtimalle sadece Dünya'yı değil direk Güneş Sistemini yok ederler işte bu durum yaşanırsa ya da böyle şeye yakın bir tehdit ortaya çıkarsa şu tehdit seviyesi verildi "Mutlak Kıyamet Seviyesi" Şimdi eğer Arthur'a ne olduğunu düşünüyorsanız tam olarak şunlar oldu ; Arthur bir şehri ve fazlasını yok etti o yüzden ondan daha iyi savunmalar yapabilecek kişi lazım bu yüzden Rick Deathclaw'ın yanına gitti ve durumu açıkladı bu olay yayılmaya başladığı anda yani sabah saatlerinde Rick ve Arthur direk duyuru yaptılar Rick aynen şunu dedi "Bütün herkes buraya neden geldiğinizi ve bize neden nefretle geldiğinizi anlıyoruz... Hayır, Arthur neden geldiğinizi biliyor. Arthur aslında bu yeni ortaya çıkan şeytanları avlamak adına arayışa çıktı ve daha on dakika olmadan direk buldu ve hemen onları yok etmek için saldırı kullandı ama bir aygıt sayesinde hasarsız şekilde kaçmayı başardı o yüzden saldırı başarısız oldu ve etki tamamen şehre ve masum vatanlaşlarımızın hayattını aldı işte bu yüzden hem gardiyan olarak hem de kendim olarak özür diliyorum ve Arthur ise tamamen hayal kırıklığı olduğu için çok ama çok özürlerini sizi sunuyor. Umarım Arthur ve bizi afedebilirsiniz." Tam olarak Arthur cezalandırılmak yerine özellikle o şeytanları kendisi halletmesi gerektiğini söylediler işte durum böyle ilerledi şimdi Jack, Nora ve Bob'a geri dönersek ikisi Jack'in derin hasar almasın diye iyileştirme özelliğine sahip bir teknik kullancı çağırdılar. Jack'i iyileştirmek için biraz fazla güç kullandı ama tam tamına detaylı tedaviyle beş saatte işini bitirdi. Tam tamına saat akşam saatlerine doğruydu, Jack ise dinleniyordu yani uyuyordu ama belli saatten sonra geri uyandı ve ilk dediği şey ise...

Jack : Ölmek için daha vaktim var!

Jack etrafına bakındı, Arthur'un evinde yani özel eğitim odasının dışında, etrafa bakınırken Bob ile Nora'yı görür, Bob fıçıdan içki içiyordu ama Jack bağırışından dolayı içmeyi kesti, Nora'da içki içiyordu kaliteli bardakta içiyordu ama aynı şekilde Jack'ten dolayı durdu ve Jack ise yüzü hafif kırmızı kesildi ve şunu dedi :

Jack : Pardon...

Nora ve Bob birbirine bakış attılar birisi içki bardağını diğeride fıçıyı koyarak direk gülmeye başladılar

Nora ve Bob : Hahaha!

Jack ise daha da utanmaya başladı ve bağırarak konuşur

Jack : Gülünecek ne var!

Nora ve Bob gülmeye devam etti, Jack ise utancından dolayı yastığına kafasını geçiyordu ama karanlığın içerisinde yani Jack'in bilinç altının karanlık kısmında sadece baya korkunç şekilde parlayan kızıl gözler vardı ve sadece bir kişi var o da Liberty'di ve sadece gözleri gözüküyor. Karanlığın içerisindeyken ve sadece parlayan kızıl gözleri gözükürken şunu der :

Liberty : Mide bulandırıcı sahne...

Karanlığın içerisinden bakan o kızıl gözler kapanır ve sadece karanlık geriye kalır.

More Chapters